30 Dhu-al-Hijjah 1438 عربى | En | Fr | De | Id | Ru | اردو
Gelişmiş Arama
İman Esasları Toplum ve Aile Ticaret ve İş Hayatı Ahlak ve Edeb Suçlar ve Hükümleri Örf ve Adetler Güncel Meseleler İbadetler
Skip Navigation Links

Bir Bayanın Kadın Hastalıklarıyla İlgili Meselelerde Erkek Doktora Gitmesi

    Çevremizdeki insanlar kadının erkek doktora gitmesiyle ilgili ihtilafa düşmekteler. Özellikle kadın doğum doktoru erkek olduğunda tereddütler yaşanmakta. Bu dinen caiz midir?

     Şer’i olarak bir kadının yüzü ve el ayası dışında bütün bedeni mahremi dışındaki erkeklere avrettir. Bazı âlimlere göre ise buna ayaklar da dâhildir. Zaruret hali dışında yabancı bir erkeğin bu yerler dışında bir bayana bakması haram olur. Doktor, ebe ve hemşire gibi kişiler de zaruret miktarını aşmamaları gerekmektedir.
    Aslen eğer hasta kadın ise mümkün olduğu kadar kadın bir doktora gitmesi gereklidir. Çünkü aynı cinsiyetten olan birisin bakması diğerine göre daha hafiftir. Ama eğer bayan doktor bulunamıyorsa ve erkek doktorun bir kadının avret mahalline bakması gerekiyorsa, hasta olduğu bölge dışındaki diğer yerleri örtülmelidir. Ondan sonra gözlerini bunun dışındaki yerlerden korumalı, mümkün olduğu sürece buna dikkat edip sadece hastalık bulunan yere bakmalıdır. Aynı şekilde bayan doktor da doğum esnasında kadının edep mahalline bakarken veya bekâret kontrolü yaparken dikkat etmesi gerekir. Nitekim Cenab-ı Hak “Mümin erkeklere bakışlarını kısmalarını ve edep yerlerini açmaktan ve zinadan korumalarını söyle. Mümin kadınlara da bakışlarını kısmalarını ve edep yerlerini günahtan korumalarını söyle!”( Nur: 30,31) buyurmuştur. Yani avret yerlerini örtsünler ki onlardan başka kimse bakmasın.
    Fakat bu türlü hususlarda da zaruret halleri müstesnadır. Nitekim “Zaruretler mahzurlu şeyleri mubah kılar.” fıkıh kaidesince ki mesela zaruret halinde ölmeyecek kadar içki içmek ve ölü eti yemek mubah kılınmıştır. Zira Allah (celle celaluhu) şöyle buyurmaktadır: “Allah dinde sizin üzerinize bir güçlük yüklememiştir.”(Hac:78) “Allah, hiç kimseye gücünün yettiğinden başkasını yüklemez.”(Bakara: 286)
    Burada belirtmemiz gerekir ki zaruretler sadece helak olmakla sınırlı değildir. Bilakis helake yakın durumlar da zaruret sayılmaktadır; mesela hastanın aciz duruma düşmesinden ya da giderek kötüleşmesinden ya da yanlış tedavi edilmesinden endişelenmek gibi. Çünkü tıp alanı dinin korunmasını emrettiği beş değerden biri olan insanın hayatıyla alakalı olup, esasları çok dikkat edilerek bina edilmiş olması gerekmektedir.
   Ayrıca zaruret ve sıkıntılı durumlarda dinin genel yaklaşımı kolaylıktır. Zira Şafii fıkıhçıları doktorun cinsiyeti, dini, farklı olsa bile önceliğin mutlak olarak hünerli-usta olan doktorda olduğunu belirtmişlerdir. Ayrıca eğer doktor piyasadaki fiyattan daha ziyade bir ücret isterse bu durumdaki hüküm doktorun bulunmamasına denk olur. Hatta eğer gayri müslim doktor, normal olan ücreti kabul eder, Müslüman olan bunu kabul etmezse sanki Müslüman doktor hiç yokmuş gibi kabul edilir. Yani bu durumda gayri müslim olan profesyonel doktoru seçmek caiz olur. Ama muayene esnasında kadının yanında ya mahremi ya da kendisini emin hissettiği birisinin olmasına dikkat edilmesi gerekmektedir.
    Buna binaen kadının maharetine ve ustalığına inandığı kadın hastalıkları uzmanı ve doğum doktoruna gitmesi caizdir. Çünkü doğum hali zaruri olan bir durumdur. Zor bir ameliyat olduğu için doktorun profesyonel olması, hamile kadını ve karnındaki canlının hayatını sağlama almak için gereklidir. Ayrıca doğum sancıları gelmeden önce doğumun kolay mı zor mu geçeceği bilinmez ve hamile olan bayanın ve onun karnındaki çocuğun hayatını korumak, ihtiyatlı olmak ve doğumun başarılı bir şekilde geçmesi için bu zaruridir.
Allah (celle celaluhu)her şeyi en iyi bilendir.
Ana Sayfa Kurumumuz hakkında Fetva Talebi Site Haritası Öneriler Bizi Arayın